Özlemek!

Ağır şey özlemek. 
Azı, çoğu olmuyor... 
_______________________________________

Yoksun diye üzülmüyorum. Yokluğunu kalbime hissettirmedim hiçbir zaman. Sana geliyor gibi çıkıyorum evden hep. Seninle geçtiğimiz yollardan yürüyorum. Yanımdasın... Elinden tutuyorum. Oturduğumuz yerlere gidiyorum seninle. Sevdiğin şey olan çay söylüyorum mutlu olursun diye. Sarılıyorum sana. Yoksun diye üzülmüyorum.  Gece en iyi uykuları senin için diliyorum yine. Sabah günüm seninle aydınlanıyor. Dualarımda hep sen varsın. Rüyalarımda da yalnız bırakmıyorsun beni. Yokluğunun tanımı yok bende. Tıpkı, varlığının getirdiği mutluluğun tarifi gibi. Ama insanlar bilmiyor sanki bunu! Onlar hissedemiyorlar yanımda olduğunu. Seni soruyorlar hep bana... Cevap veremiyorum. Elimi tuttuğun aklıma geliyor bakıyorum, yoksun. Çayını da ben içiyorum, yavaş yavaş... Bitirmek istemiyorum.   Çok kızdığın sigaramdan daha fazla içiyorum bu aralar. Her içtiğimde daha fazla kızdığını hissediyorum. Uykuyla da pek aram yok. Sen daha çok severdin biliyorum. Sabah uyanmak eskisi kadar keyifli değil artık. Yürüdüğümüz yollar gözümde daha da uzak şimdi. Herkes iyi misin diye soruyor bana. Sanki yaşıyormuşum gibi...

Özlemek, ölmek'ten iki harf fazla be çocuk.. 


Share this: