The Great Dictator/Umudunu Kaybetme!


Dünyanın neredeyse her tarafında bir savaş. Üzerinden yıllar hatta yüzyıllar da geçse eskimeyen ve kendini geliştiren tek 'kültür' savaş sanırım. Yüz yıl önceki bu filmde anlatılanlar ile şuan da yaşanılan sorunlar aynı ve bunlar değişecek gibi görünmüyorlar. Değişmesi gereken kim? Zaman mı, insanoğlu mu ?

Hitler Chaplin!
   1940 yılında C.Chaplin tarafından çekilen bu politik komedi, dönemin en büyük sorunu olan savaş ve bunun sonuçlarını daha gerçekleşmeden insanların yüzüne vurmuştur. Filmde hem Hitler'i hem de yahudi bir berberi canlandıran C.Chaplin, yaptığı film ile klasikler arasına girmeye hak kazandığı kesin ama asıl konuşulması gereken final sahnesi olsa gerek. Belki bazıları çok bayat ve sıradan olarak görebilir bu kelimeleri. Ancak o kadar bizi anlatan kelimeler ki bunlar. Kim diyebilir ki bu lafların hiç birisi gerçek değil diye. Özellikle teknolojinin geliştiği(daha doğrusu makinelerin) son yıllarda, bizi biz yapan vasıflarımızdan ne kadar da çok uzaklaşıyoruz artık. Sadece düşünüyoruz(neyi?), sadece çalışıyoruz. Kendi yaptıklarımızın esiri olmaya her geçen gün daha çok alışıyoruz. Daha ne kadar devam edecek acaba ? Ne zaman makineler gibi düşünmek yerine insan gibi hissetmeye başlayacağız? Sadece hırs, kin, nefret, zevk için dünya bu hale gelmiş olabilir mi? Tabiki, evet. ''Başımızdakiler her şeyi daha iyi bilir'' lafından kendimizi kurtaramadığımız sürece sanırım bu filmde ki konuşmalar, önümüzdeki yüzyıllarda da bizim en büyük gerçekliğimiz olacaktır. İnsan var olduğu sürece, savaşın olduğu gerçeği değişene kadar beklemek de, bir alternatif.
Tabi bu arada; umudunu kaybetme!

 
NOT: Bu videoyu izlemeniz şiddetle tavsiyedir.

Share this: